Demans; bellek bozukluğu ve zihinsel işlevlerdeki azalmaya davranış ve kişilik değişikliklerinin eşlik ettiği, psikososyal performansta bozulma ile sonuçlanan bir sendromdur. Sinsi başlar; yavaş ve ilerleyici bir klinik seyir gösterir. En sık görülen tipi %70 ile Alzheimer Tipi Demans'tır ve evreleri çoğunlukla Yedi Evreli Reisberg Ölçeği ile tanımlanır.
Bu rehberde öğrenecekleriniz
- Sağlıklı yaşlanmadaki unutkanlık ile demans arasındaki fark
- Demans nedir, toplumda ne sıklıkla görülür?
- DSM-V'e göre demans türleri ve en sık görülen tip
- Demans tanısında aranan beş temel bulgu
- Reisberg Ölçeği'ne göre demansın yedi evresi ve belirtileri
- İleri evre demansta sık karşılaşılan tıbbi sorunlar
Yaşlanmayla birlikte bilişsel süreçlerde nitel ve nicel bazı değişiklikler meydana gelir. Sağlıklı yaşlanmada bilişsel işlevlerdeki bu azalma, bellekte ve bilgi işleme hızında hafif değişikliklerle kendini gösterir; bu değişiklikler ilerleyici değildir ve günlük işlevler açısından önemsizdir (Geldmacher ve Whitehouse, 1997). Demans ise bu tablodan farklıdır ve yaşlı bireylerle sık çalışan işitme sağlığı profesyonellerinin de yakından tanıması gereken bir sendromdur.
Demans Nedir?
Demans; bellek bozukluğu ve zihinsel işlevlerdeki azalmaya davranış ve kişilikteki değişikliklerin eşlik ettiği, psikososyal performansta bozulma ile sonuçlanan bir sendromu ifade eder. Bellek ve benzeri zihinsel yeteneklerin bozukluğu ile seyreden hastalıkların hepsine verilen genel isimdir. Sinsi başlar; yavaş ve ilerleyici bir klinik seyir gösterir (Berrios, 1989). Bu hastalıkların hepsi beyinde birtakım değişikliklere neden olarak hastalığa özgü bulguları ortaya çıkarır.
Demans, tüm dünyada yaşlı popülasyon için büyük bir sağlık sorunu olarak görülmektedir. Demans prevalansı 65 yaşındaki kişilerde %1,5 olarak tahmin edilmekte; artan yaşla birlikte yükselerek 85 yaş ve üzeri kişilerde %22 seviyelerine ulaşmaktadır (Hill ve ark., 2009).
DSM-V'e Göre Demans Türleri
Amerikan Psikiyatri Birliği'nin Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı'na (DSM-V) göre demans şu şekilde sınıflandırılır (McKhan ve ark., 2011):
- Alzheimer Hastalığı
- Lewy Cisimcikli Demans
- Frontotemporal Lobar Dejenerasyon
- Vasküler Demans
- Parkinson Hastalığı
- Huntington Hastalığı
- Travmatik Beyin Sarsıntısı
- Madde ve İlaç Kullanımına Bağlı Demans
- HIV Enfeksiyonuna Bağlı Demans
- Prion Hastalığına Bağlı Demans
- Diğer Medikal Hastalıklara Bağlı Demans
- Çoklu Etiyolojilere Bağlı Demans
Demans Tanısında Aranan Bulgular
Demans hastalıkları çok farklı belirtilerle başlayabilir; ilerleyen dönemlerde ise hastalıklar arasında birbirine benzer belirti ve bulgular görülebilir. Bir hastaya demans hastalıklarından birinin tanısını koyabilmek için aşağıdaki hastalığa özgü bulgulardan en az iki tanesinin hastada bulunması koşulu vardır:
- Bellek bozukluğu
- Lisan (konuşma) bozukluğu
- Dikkat bozukluğu
- Bir duruma veya konuya karar verme güçlüğü
- Görsel algı bozukluğu
Bellek bozukluğu olarak en sık görülen tip, en son öğrenilen ve yaşanılan bilgilerin hatırlanamaması olarak tanımlanan yakın bellek kusurudur. Kişi; akşam yediklerini, günün tarihini, alışverişte verdiği paranın üstünü almayı, randevularını, yemeğin altını kapatmayı veya kapının üzerindeki anahtarı çıkarmayı unutur.
Demans Evreleri ve Belirtileri: Reisberg Ölçeği
Demans evreleri, beyindeki fiziksel değişimleri kapsadığı için genellikle fark edilebilir belirtilerden çok daha önce başlar. Birçok sağlık kuruluşu demansı, New York Üniversitesi'nden Dr. Barry Reisberg tarafından geliştirilen Yedi Evreli Reisberg Ölçeği'ni kullanarak tanımlar.
Evre 1: Bilişsel Bozukluk Yok
Ölçeğin en düşük evresinde normal zihinsel işlev söz konusudur; bilişsel bozukluk yoktur. Hafıza kaybı, davranışsal problemler veya diğer değişimleri gösteren işaret ve belirtiler demans başlangıcıyla ilişkilendirilmez.
Evre 2: Çok Hafif Bilişsel Bozukluk
"Anahtarlarımı nereye koydum?", "O adamın adı neydi?" gibi unutkanlıklar bu evrenin tipik örnekleridir. Alzheimer Araştırma Vakfı Fisher Merkezi'ne göre 65 yaş üzeri nüfusun en az yarısı yaş kaynaklı unutkanlık yaşadığını bildirmektedir. Bakım verenler veya tıbbi görevliler bu hafif bozuklukları fark edemeyebilir; ölçeğin evrelerinden biri olmasına rağmen bu tablo gerçek bir demans evresi olarak değerlendirilmeyebilir.
Evre 3: Hafif Bilişsel Bozukluk
Hafıza ve bilişsel problemler kişinin çevresi ve tıbbi personel tarafından fark edilmeye başladığında hafif bilişsel bozukluktan söz edilebilir. Hafif bilişsel zayıflama, demansın gelecekte daha şiddetli evrelerinin yaşanacağının habercisi olabildiği için bu evrenin belirtilerini fark edebilmek, hastanın yaşadığı stresi hafifletmesi açısından önemlidir. Bu evre genellikle günlük işlevselliği önemli ölçüde etkilemese de bazı yaygın belirtiler içerir:
- İş performansının bozulması
- Hafıza kaybı ve unutkanlık
- Sözel tekrarlar
- Konsantrasyon ve organizasyon bozukluğu
- Kompleks işlerde ve problem çözümünde zorluk
- Araba kullanmada zorluk
Evre 4: Orta Derece Bilişsel Bozukluk
Bu noktada kişide demansı gösteren görünür bilişsel bozukluklar vardır. Önceki evrelerde belirtilen semptomların kötüleşmesinin yanı sıra bakım verenler şu belirtilere de dikkat etmelidir:
- Sosyal geri çekilme
- Karamsarlık, huysuzluk
- Yanıt vermeme
- Zihinsel keskinlikte azalma
- Rutin işlerde zorlanma
- Belirtileri reddetme
Evre 5: Orta Derece Şiddetli Bilişsel Bozukluk
Beşinci evre, birçok hekimin orta dereceli demansın başlangıcı olarak gösterdiği evredir. Bu noktada kişi giyinme veya duş alma gibi günlük aktivitelerini artık yardımsız gerçekleştirememektedir. Bu evrede açığa çıkan diğer belirtiler şunlardır:
- Kişisel detaylar ve güncel olaylar dahil olmak üzere belirgin hafıza kaybı
- Karıştırma ve unutkanlık
- Zihinsel keskinlikte ve problem çözmede daha fazla azalma
Evre 6: Şiddetli Bilişsel Bozukluk
Bu evre; giyinme, yemek yeme, tuvaleti kullanma ve diğer kişisel bakım gibi günlük aktivitelerde bir bakıcının desteğini almakla karakterizedir. Daha ileri düzey belirtiler arasında uyumada zorluk, idrarını tutamama, paranoya veya hayal görme gibi değişimler, anksiyete, belirgin hafıza kaybı ve çevresindekileri tanıyamama yer alır.
Evre 7: Çok Şiddetli Bilişsel Bozukluk
Şiddetli Alzheimer belirtileri olan hastalar veya uzun dönem demans yaşayan kişiler kendilerine bakamaz; iletişim ve motor bozuklukları yaşarlar. Yardım almadan konuşma, yürüme veya gülümseme yeteneklerini kaybedebilirler.
İleri Evre Demansta Eşlik Eden Tıbbi Sorunlar
Ciddi demansı olan kişilerde; enfeksiyon, bronkopnömoni, dehidratasyon, epilepsi, düşmeler, malnütrisyon ve kaşeksi gibi tıbbi durumlarla çok sık karşılaşılmaktadır (Heun ve ark., 2013).
Demans nedir?
Demans; bellek bozukluğu ve zihinsel işlevlerdeki azalmaya davranış ve kişilik değişikliklerinin eşlik ettiği, psikososyal performansta bozulma ile sonuçlanan bir sendromdur. Sinsi başlar; yavaş ve ilerleyici bir klinik seyir gösterir.
En sık görülen demans türü hangisidir?
Demans tipleri arasında en sık görüleni, %70 oranıyla Alzheimer Tipi Demans'tır (ATD).
Demans tanısı nasıl konur?
Demans tanısı için bellek bozukluğu, lisan (konuşma) bozukluğu, dikkat bozukluğu, karar verme güçlüğü ve görsel algı bozukluğu bulgularından en az iki tanesinin hastada bulunması koşulu aranır.
Demansın kaç evresi vardır?
Birçok sağlık kuruluşu demansı, New York Üniversitesi'nden Dr. Barry Reisberg tarafından geliştirilen Yedi Evreli Reisberg Ölçeği ile tanımlar. Evreler, bilişsel bozukluğun olmadığı birinci evreden çok şiddetli bilişsel bozukluğun görüldüğü yedinci evreye kadar uzanır.
Doğru Karar İçin Ücretsiz İşitme Testi
Yaşlılık döneminde bilişsel sağlık kadar işitme sağlığını da düzenli takip ettirmek önemlidir; İDİS uzmanları işitmenizi ücretsiz değerlendirir.
Randevu Al →Her unutkanlık demans belirtisi midir?
Hayır. Sağlıklı yaşlanmada da bellekte ve bilgi işleme hızında hafif değişiklikler görülür; ancak bunlar ilerleyici değildir ve günlük işlevler açısından önemsizdir. Alzheimer Araştırma Vakfı Fisher Merkezi'ne göre 65 yaş üzeri nüfusun en az yarısı yaş kaynaklı unutkanlık bildirmektedir.
Demans hangi yaşlarda görülür?
Demans prevalansı 65 yaşındaki kişilerde %1,5 olarak tahmin edilmektedir; bu oran artan yaşla birlikte yükselerek 85 yaş ve üzeri kişilerde %22 seviyelerine ulaşmaktadır.
Kaynaklar ve Referanslar
- Geldmacher ve Whitehouse (1997), orijinal yazıdaki atıf
- Berrios (1989), orijinal yazıdaki atıf
- Hill ve ark. (2009), orijinal yazıdaki atıf
- McKhan ve ark. (2011), orijinal yazıdaki atıf
- Heun, Schoepf, Potluri ve Natalwala (2013), orijinal yazıdaki atıf
- Manabe ve ark. (2016), orijinal yazıdaki atıf
- Amerikan Psikiyatri Birliği, Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı (DSM-V)
